Uzun yıllar beyaz yakalı hayatın bitmek bilmeyen gri koridorlarında koştururken, her yorgun akşam aynı soruyu sorduk: "Bir gün gerçekten istediğimiz gibi bir yerimiz olsa, sabahları nasıl bir kokuyla uyanmak isterdik?"
Bu soru bizi Bozcaada'nın Rum Mahallesi'ndeki sessiz bir arsaya getirdi. Taşların ruhunu koruyarak, her tuğlasında yirmi yıllık emeğimizin ve adaya duyduğumuz sevginin izi olan Bozcaada Masalı'nı inşa ettik. 2024'te kapımızı açtığımızda burası bizim için 8 odalı bir otelden çok; ortak hayatımızın en samimi aşk mektubuydu.
Bozcaada Masalı, adanın ruhunu hissedebileceğiniz en seçkin noktada yer alıyor. Rum Mahallesi’nin tarih kokan evleriyle, her gölgesinde ayrı bir anı olan, Arnavut kaldırımlı kendine has sokaklarında, adanın simgelerine sadece bir nefes uzaklıktasınız:
Tasarımımızda adanın doğallığını temsil eden mermer ve ahşabı birleştirdik. Renklerimizi seçerken Bozcaada’nın iki duygusunu rehber edindik:
Bizim için kahvaltı bir “servis” değil, yeni bir güne başlama sanatıdır. Her sabah bize günaydın diyen güneşin ve sardunyalarımızın eşliğinde adanın kokusunu içinize çekerek:
Sizi birer misafir olarak değil, yirmi yıllık hayalimize ortak olan birer konuk olarak ağırlıyoruz. Sizi bizzat biz karşılarız. En güzel günbatımı Polente Feneri’nde izlenir diye fısıldamak, el değmemiş Çayır, Habbele, Sulubahçe, Ayazma, Beylik, Ayana, Akvaryum ve Poyraz Liman koylarını anlatmak, bizim için genel bir yaklaşımın ötesinde; bir deneyim paylaşımıdır. Sizin memnuniyetiniz, bizim için profesyonel bir hedeften ziyade, kişisel bir önceliktir.
Bozcaada’yı gelecek nesillere aynı temizlikte bırakmak istiyoruz. Çevreye duyarlı bir butik otel olarak kimyasal kullanımını minimumda tutuyor, enerjimizi ve suyumuzu özenle yönetiyoruz. Bu hassasiyete ortak olan konuklarımıza minnettarız.